The text below is selected, press Ctrl+C to copy to your clipboard. (⌘+C on Mac) No line numbers will be copied.
Guest
Mayakovsky
By Guest on 11th February 2019 08:12:40 PM | Syntax: TEXT | Views: 1



New paste | Download | Show/Hide line no. | Copy text to clipboard
  1. yesenin ile çok yakınlardır. yesenin bileklerini keserek intihar ettiği otel odasında, akan kanı ile mayakovski'ye "elveda dost, elveda" şiirini yazmıştır. yaklaşık 5 yıl sonra da mayakovski, bir veda mektubu yazıp av tüfeği ile kendisini vuru
  2. .
  3. tüm eserlerini evli olan lili brik'e adamıştır hatta intihar şiirinin sonunda "lili beni sev" demiştir.
  4. .
  5. 2.kendisi ayrica 3 film kisa cekmis ve oynamistir. ıt cannot be bought for money , shackled by film ve buradan izleyebilecegimiz the young lady and the hooligan
  6. .
  7.  ekonomik yapıyla birlikte eski sanat anlayışının da yıkılmasını savundu.. bu düşüncelerini "sokaklar fırçamız, alanlar paletimizdir" şeklinde özetledi ve bu düşünce mayakovskinin başının çektiği rus futuristlerinin en belirgin özelliği oldu..
  8. .
  9. adina mayakovskaya diye metro istasyonu olan insan.rusyanın yekaterinburg kentindeki tek tepenin üstüne kurulmuş kocaman bir parkın adıdır "park mayakovskaya"
  10. .
  11. 15 yaşında rsdip'ne katıldı. 1908-1909 yılları arasında iki kez tutuklandı ve 11 ay hapis yattı. ardından 1910 yılında, lise üçüncü sınıfından ayrılıp, resim dersleri almaya başladı ve aynı yıl stroganov uygulamalı sanatlar okulu'na kayıt oldu. ilk şiirlerini burada yazmaya başladı. 1912'de yayımlanan "yaygın begeniye bir şamar"ı, rus fütüristlerinin ilk bildirisi izledi. arkadaşları david birlik ve hlebnikov kroçonuk'la beraber hazırladığı bildirinin sloganı, "puşkinler, tolstoylar kapı dışarı!"ydı.
  12. .
  13. "şiir yazmanın kuralları" diye birşey söylemenin anlamsız olduğunu çünkü her şairin kendi şiirini yarattığını, kalıplara uyarak bu işin olamayacağını söyle
  14. .
  15. mayakovski, şiirlerini sadece dergilerde yayımlamakla kalmıyor, onları edebiyat çevrelerinin toplandığı kahvelerde de okuyordu. 1913'de petersburg lunaparkı'nda kendisinin sahneye koyup oynadığı "vladimir mayakovski" adlı oyunu, rusya 'da sergilenen ilk fütürist gösteri oldu. 1915'de iki kübist tablosu sergilendi. "pantolonlu bulut" ve "omurganın flütü" iki uzun şiiri dünya çapında tanınmasını sağladı.
  16. .
  17. 1917 ekim devrimi'nden sonra bolşevikleri destekleyen mayakovski, devrimin salt politik bir devrim olarak kalmayıp, eski sanat anlayışını da kökten yıkması gerektiğini vurgulayarak lef'i (sol sanat cephesi) oluşturdu. "sokaklar fırçamız, alanlar paletimizdir" sloganı ile özetlediği, sanatı kitlelere mal etme, sokağa indirme, ülke kültürünü yeniden canlandırmak için sanatı kullanma mayakovski'nin başını çektiği rus fütüristlerinin en belirgin özelliğidir. bu anlayışla, sovyetlerin sokakları, meydanları bu anlayışla sloganlar ve fütürist resimlerle donandı. 1917 ekim devrimi'nden sonra bu faaliyetlerinin yanı sıra, halk eğitim komiserliği'nde görev aldı. "toplum sanatı" adlı dergiyi yönetti ve tüm sovyetleri dolaşarak şiirlerini okudu. 1918'de, "devrime övgü" ve "sol marş" adlı uzun şiirlerini yazdı.
  18. .
  19.  
  20. .
  21.  nazım hikmet, mayakovski'nin şiirini kendisine örnek aldığını açık açık belirtir..'intihar hiçbir şeyi halletmez... vatandaşlarıma bu işi katiyen tavsiye etmem' diyor...
  22.  
  23. bu mektup yeni mayakovski'nin, eski mayakovski'nin eliyle ölürken bile vatandaşlarına verdiği mükemmel bir 'hayata', 'yeniye', 'yarına' inanma dersidir.
  24. 1960’da Fransız Radyosu’nda yayımlanan bir söyleşide Nâzım, o güne dair şunları belirtmiştir: “Mayakovski’yi ilk olarak 1922’de Moskova’da tanıdım. Tanışlarım arasında genç bir Rus kızı vardı, beni evine davet etti, küçük bir otel odasında kalıyordu. Odaya girdiğimde o kadar çok duman vardı ki, birbirimizi zorlukla görebiliyorduk. Çok gürültülüydü, herkes bağırarak konuşuyordu, özellikle onun bağırmalarında, çalan büyük bir kampananın bas’ı gibi bir şey vardı. Ben yalnızca kampananın sesini duymadım, kampananın kendisini de gördüm. Kocaman bir kampanaydı. Sonra onu benimle tanıştırdılar; bu kişinin Mayakovskiy olduğunu söylediler. Onu isim olarak tanıyordum, çoktan beri Sovyetler’de ve tüm dünyada tanınmış bir ozandı, en azından yazın çevresinde. Bana onu tanıştırdıklarında 19 yaşında genç bir Türk ozanıydım ve Rusça bilmiyordum. Yalınlıkla ve içtenlikle bana doğru yöneldiğinde ben çoktan fethedilmiştim. Ondan şiirlerinden birini okumasını rica ettim, çünkü bizde, bir zamanlar, daha doğrusu benim zamanımda, şiir söylenirdi, bu bizim büyük ozanımız Yahya Kemal’in üslubuydu. Her dize doğulu bir hasret türküsü gibi uzatılarak söylenirdi. Cıvıl cıvıl şiirler bile böylesi bir uzunlukta okunduğu zaman çok kederli şeyler oluyorlardı..."
  25.  
  26. Moskovalıların karşısına ilk çıkış ve en büyük destek
  27.  
  28. Mayakovski gibi bir devin, gurbetteki çiçeği burnunda Türk şairine verdiği en anlamlı destek, 8 Mart 1923 tarihinde, Politeknik Müzesi salonundaki bir gece toplantısında olur.
  29.  
  30. Ünlü şairin de şiirlerini okuyacağı bu gece, genç şair Nâzım’ın Moskovalıların karşısına ilk ciddi çıkışı olacaktır. Salon hınca hınç doludur. Şiirlerini Türkçe okuyacak da olsa, sahneye çıkmadan önce Nâzım heyecandan oldukça gergindir. Mayakovski onu şu sözlerle yatıştırır: 
  31.  
  32. “Dinle Türk,” der, “korkma, nasıl olsa bir şey anlamayacaklar, rahat ol, çık şiirini dilediğin gibi oku!..”
  33.  
  34. Bazı görüş ayrılıkları olsa ve yolları zaman zaman ayrılsa da, dostlukları hep sürer. Bu ters düşmelerden birisi “fütürist”- “konstrüktivist” tartışmalarında yaşanır. O zamanlar Rusya’da pek çok edebiyat okulu vardır. “Fütürist”lere yakın olan Nazım, birisinden fütürist'lerin psikolojiyi inkâr ettiğini  işitir. Bu hoşuna gitmez ve konstrüktivistlere katılır. Bunun üzerine Mayakovski, bir süre "dönek Türk" diye Nazım’ı kınar, fakat gene de bu dostluklarını bozmaz.



  • Recent Pastes